Çarkıt ÖSYM Başkanı Yüksek Çipo, göreve geldiği günden devrettiği güne büyüklüğünde mecmu önceliğinin imtihan güvenliği, doğruluk ve adaletinin sağlamak olduğuna ve ilkin koşut bina doğmak üzere kül çıkar çevrelerinin ve devlete koyulmak isteyenlerin gayretlerine karşın bundan asla vazgeçmediklerine bel etti.
GIZLILIK KARARINA KARŞIN İFADELER BASINA YANSIYOR
Göreve geldiği günden görevi konfirmasyon ettiği güne büyüklüğünde, sınavlarda doğruluk ve adaleti kuruluş etme dışında tek ayrımsız gayreti ve faaliyeti bulunmadığını belirten Çıpa, "Tam yaptığımız işlerin hesabını vermeye hazırız. Yaptığımız tek bir yanlış yoktur. Bu güne kadar çekinmiş bugüne kadar susmuşsak bu ululuk ahlakımızdandır, bu yasa ve yönetmeliklere hürmetkâr olmamızdandır. Ölçülü sormaca da gizlilik kararı olduğu üzere bugüne kadar tığ gelişigüzel açıklamada bulunmadık ama görüyorum ki gizlilik kararına karşın bizim savcılığa verdiğimiz ifadeler satırı satırına basına yansıyor" diyerek konuştu.
"2010'DAKİ SINAVDAN 2,5 KAMER SONRA GÖREVE ATANDIM"
2010 yılında gerçekleştirilen KPSS'den yaklaşık 2,5 kamer sonra ÖSYM Başkanlığına geçmiş vekaleten atandığını anımsatan Mürtefi Çıpa, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Göreve geldiğimizde KPSS sınavı reşit ve bitmişti. Soruşturmalar çıkışlı merciler ile bitmeme etmekte idi. Biz, bu anket sürecinde irade edilen herhangi bir tür bilgelik ve belgeyi geciktirmeden ait makamlara ilettik. Göreve geldiğimizde bize soruşturma ile ait hangi seçkin evrak, ne birlikte korunması gereken seçkin belge doğrulama edilmedi. Tığ atanmadan geçmiş doğrusu YÖK Denetim Kurulu, Devlet Denetim Kurulu ve Cumhuriyet Savcılığı tetkik ve soruşturma yapmaya başlamış, ait raporlar hazırlamış ve mezun mercilere teslim etmişti. Yani zahir kendisine söylüyorum, KPSS sınavı ile ilişkin, bize ne YÖK Denetim Kurulu ne Oran Denetleme Kurulu ne birlikte Cumhuriyet Savcılığı tarafından bize tek evrak teyit edilmedi. Zımnında bizim her delili yok ika diye niteleyerek tıpkı fiilimiz katiyen bahis konusu imkânsız. Tanıt diye isnad edilen evrakı esirgeme görevini hesabına getirmeyenlerin hesabı bizden sorulmaktadır. Bu hukuki anlayışı intikal etmek türlü değildir.
EVRAK İMHASI BENİM KARARIM DEĞİL, RUTİN UYGULAMA
ÖSYM'nin yaptığı sınavlara ilişkin 6114 dar kanundan önceki soru kitapçıklarını saklama süresi 30 gündü. Bu nedenle 30 dönüş böylece, sonraki sınavların evraklarını ayırmak amacıyla düzlük boşaltmak üzere depolardaki çarkıt evraklar imha edilmekte idi. Imtihan evrakının imha edilmesi kararı benim kararım olmayıp 36 yıldır ÖSYM'da makbul rutin tıpkı uygulama idi. Bu kapsamda, tığ soruşturmada gerekebilir düşüncesi ile Cumhuriyet Altını Savcılığına benzeri alfabe yazarak o yıl gerçekleştirilen tekmil sınav evraklarına ilgilendiren, yani hemen KPSS sınavına ilişik değil tamlık sınavlara ilgilendiren imtihan evrakını kanuni süresinden elan fazla benzeri müddet tıpkı sene boyunca özel antrepo kiralayıp koruma görevlisi ettik. Yapılan yazışmaların bütün bilgileri dosyada mevcuttur.
EVRAK HIFIZ SÜRESİ 30 AHIT, TIĞ 1 YIL SAKLADIK
Henüz sonradan 6114 çevrilmiş kanun ile imtihan evrakını saklama süresi 30 günden 1 yıla çıkartıldı ve 2011 yılında yapılan sınavların evrakının yasa gereği 1 yıl saklanması zorunluluğu getirildi. O nedenle depolardaki evrakın üstüne birde 2011 yılına ilişik imtihan evrakını saye ika zorunluluğu gelince kurumda büyük oranda düzlük gereksinimi doğurdu. Tığ devletin soruşturmayı özne savcısına "'Depolarımızda saha yok, bu evrakları ne yapalım" demişiz, Savcı, önce "saklayın" diye niteleyerek yanıtlamıştır. Bunun üzerine biz hususi ayrımsız depo kiraladık. Bunları sakladık. Dikkatinizi çekerim evrak hıfız süresi 30 çağ olduğu halde tığ meydan kiralayıp bir sene boyunca evrakları sakladık. Hem dahi soruşturmada gerekir diye yemeden içmeden KPSS sınavı değil 2010 yılında yapılan tekmil sınavların evrakını koruduk. Aradan bir yıl geçtikten sonradan, kullanılmamış mevrut evrakın meydan ihtiyacı doğurması ve kanuni yerine saklanması zorunluluğu nedeni ile yer fethetmek üzere yine tıpkısı yazı yazarak, Savcı Sakınan'a "depolar doldu evraka gerekseme var mı? Soruşturmaya beis ati mi? Ne yapalım saklamaya bitmeme edelim mi?" diyerek yeniden sorduk.
Savcı, bize 'yürütülen sormaca kapsamında sınav evrakının imha edilmesinde seçkin engel yoktur' yazısı gönderdi. Bu yazıda anket dosyasında mevcuttur. Tığ yazdığımız yazıda ÖSYM'nin yaptığı sınavlara ilgili eksiksiz istifham kitapçıklarını sorduk. Bunun içerisinde bahis konusu olan bu 3 bin 227 adayın istifham kitapçığı var mı yok mu bunu o zamanda bilmiyordum bugün hala bilmiyorum. Bilemem bile. Bunu ancak müddeiumumilik agâh. Bana bu konuda ne tıpkı hikmet verildi ne üstelik tıpkısı doküman teyit edildi. Elhak fenomen 2.5 kamer evvel olmuştu. 10 milyon kitapçık arasında onları ağrımak soruşturma mantığı açısından de akıllıcasına olmazdı. Zira, delil niteliğindeki evrakın ya ayrıştırılması ya de ilişik bilginin bana iletilmesi gerekir idi. Tığ o sıralar sürekli savcılığın taleplerine yanıt veriyorduk. Savcılık o evraklar ile ilgili tıpkı bilgi ve vesika de istememiştir. Dolayısı ile benim delili imha ettiğim düşüncesi kesinlikle akilane değildir.
BIZ SINAVA MÜTEMERKIZ OLMUŞTUK, TUTAMAK NAMEVCUT ETME SUÇLAMASINI KABUL EDEMEM
Tığ sınav işini doğru yapmaya konsatre ergin ve rutin işlemleri gerçekleştiriyorduk. Böyle tıpkısı faaliyetten sonralari bize dönüp dahi 'belgelerin bulunmayan edilmesi, imha edilmesi, değiştirilmesi' kadar bir itham, yapılmasını asla kabul edemeyiz. Bu akıllara şifa benzeri durumdur. Tığ, bize doğrulama edilen bilcümle evrakı en hassas bir şekilde sıyanet ederdik.
Ilavesi, görevde olduğum süre içerisinde bize teslim edilmediği halde depolarda mevcut ve sormaca ile ilgisi olduğunu düşündüğümüz Umumi Kültür ve Umumi Yetenek istifham kitapçıklarının bugünkü müddeiumumi Sayın Erkman'a konfirmasyon etme talimatını şahsen ben verdim. Soruşturma kapsamında ifade verdikten sonralari, ÖSYM depolarında mevcut ve soruşturmada delili teşkil eden KPSS sınavında 100 nokta ve üzerinde doğru yapmış adaylara ilgili 500 istifham kitapçığı da savcılığa konfirmasyon edilmiştir. Bütün bunlardan sonra, bizim delileri namevcut ika ve delilleri tağyir diye niteleyerek aynı suçla itham edilmemizi katiyen kabul etmediğimiz kabil hukuken birlikte doğru bulmuyoruz.
Alışılmadık benzeri durumda başkanlığa atandığını söyleyen Çıpa, göreve başladığında yegâne önceliğinin sınavlarda adaleti hatırlamak olduğunu ayrımsız el henüz vurguladı. Çipo, "Sınav evraklarının nerede olduğuna ilişkin bire bir istifham sormadım. Çünkü, aynı anket varsa bununla ilişkin nazik evraklara savcılığın el koyduğunu evet depolarına götürdüğünü evet de birisine teyit ettiğini düşündüm. Yani üzerinden 2,5 ay esbak benzeri olaydan bahsediyoruz. Bu sürede savcılığın bu evrakları, delilleri teslim almamış olabileceği aklımıza gelmiyor bittabi ki. Ben görevim sırasında birinci önceliğimi çıkar şebekeleri ve devlete isabet etmek isteyenlerin ellerinde oyuncak haline getirilmiş olan ÖSYM'yi tashih etmek ve ati sınavlarda adaleti korumaya odakladım. Soruşturmayı savcılık yürütüyor bizden bilgi doküman istediğinde dahi veriyorduk. Kurumu baştan organize etmek, sınavlarda hükümsüzlük yapılmasına izin etmemek üzere haddinden fazla metin tıpkısı yapı kurduk. Daim buna çalıştık. muttasıl fiilen bunu dahi başardık. Özellikle sınav güvenliği üzerine çok koskocaman adımlar attık.
Görevi teyit ettiğimde Türkiye'nin gururu bire bir ÖSYM devretmenin mutluluğunu yaşadım. Görevi doğrulama ederken da kurumu nereden alıp nereye getirdiğimiz ve önümüzdeki dönemlerde nereye götürülmesi gerektiğini, adaletli ve güvenli, töz ölçme gerçekleştiren bire bir çekicilik oluşturma sürecinin şüphesiz devam etmesi gerektiğini, repertuvar ve tecrübelerimizi tıpkı kitapçık haline getirerek tıpkı sonraki görevi konfirmasyon düzlük arkadaşıma ilettim. Bu uygulama bile kamu yönetiminde yaşıt gösterilecek tıpkı davranıştır.
Sınava ait iddialar ortaya atıldıktan sonra YÖK Fal Kurulunun ÖSYM'birlikte inceleme yaptığını ve rapor hazırladığını anımsatan Çipo, "Nisan ayının başında Savcılığa rapor verdikten sonradan, arkadaşlarımızdan ısrarla ÖSYM'da kontrol yapmalarını benzeri el elan dilek ettim. Bu rica üstüne yapılan aramada YÖK Denetim Kurulu vasıtasıyla geçer faaliyet odasında, incelenmiş veterk edilmiş 500 soru kitapçığını bulundu ve bunlar savcılığa tasdik edildi. Bu ÖSYM'nin bir odasında bulundu. Görevde olduğum süre boyunca bu kitapçıklardan benim haberim yoktu. Tıpkısı dolapta bulundu ve teyit edildi bunlarda savcılık yoluyla incelenmiştir. Karşılaştığımız bu durumlar eksiksiz tıpkı kibir katline dönüşmüştür. Biz 4,5 yıl haddinden fazla kırılan çalıştık. Çok gayretin sonucu başı yerde muamelesi olmamalıdır." şeklinde konuştu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder